turkish etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turkish etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.13.2013

Lake Bennett diye bir gol

dogum gunumu butun ay boyunca kutlamaya dusunuyorum. Stu tum Subat boyunca kutladi, bende kutlayacagim. neden olmasin? bir kac ay sonra melburn'da is bulursak oraya tasinacagiz ama firsat buldukca etrafimizdaki guzellikleri de gorme cabasindayiz. haftasonu dogum gunumu kutlamak icin Bennett golune gittik. Darwin'den bir saat uzaklikta- kucuk bungalowlar, kamp yapacak yerler, bir de luks evler var. bir is adami kurumus bir nehiri gole cevirmis ve 30 sene icinde kendi habitatini kurmus ve inanilmaz bir kus cenneti olusmus. burda timsah da cok oldugu icin bize timsah yok demelerine ragmen golde yuzmedik. nedeni de, belli olmuyor gercekten. golden 20 km uzakliktaki selalelerde yuzduk, ayni gun timsah gordukleri icin park'i kapatmislar. burasi guzel ve vahsi. tam crocodile dundee havasi var gercekten.





2.25.2013

bu dogum gunu biraz farkli

enisteniz dogum gunlerine cok onem vermiyormus. bence veriyor. almak istedigi, yapmak istedigi, yapmak istemedigi seylerin hepsi dogum ayim deyip istedigi gibi yasiyor. bizimki oyle. ben dogum gunumu kutlama delisi degilim ama hatirlanmasi guzel bir duygu veriyor. coktan beri konusmadigim, iste koptugum insanlar mesaj atiyor filan. iyi geliyor.
Stu'nun dogum ayi bu sene Merkur gerilemesine denk geldigi icin hediyesi Mart ortasi alinacak. bir bisiklet. birlikte gezelim diye ve gobeklerimizi eritmek icin. ya da onun gobegini eritmek icin bir yontem, bahanesi cok. aklim duruyor. bahane uretmek bir maarefet. tatli ama yaaa, bahanesiyle bile tatli. onunla birlikte calisan biri ona kek yapti eve kadar getirdi, pek begenmedi ilk tattiginda ama sonra gidip gelip yarisini yemis oldu. bu erkekler enteresan. yastik almaya gittik, hic birini begenmedi ama almak icin israr ettim. bu sabah yastiklar harika dedi.
bunu ogrendim: kendi inandigim seyi soylerim, tartismam. artik. evet evet kocam bana bunu ogretti. zaten fikrini degistirecek, degistirdigini kabul etmeyecek ondan rahatca izlemeye karar verdim. dogru olmak mi onemli, ic huzurumu korumak mi?
hayatinda babasi pek hediye almamis. ilk defa bisiklet projesi icin babasina hadi paylasalim bu hediyeyi dedim. babasinin dogum gunu Stununkinden iki gun once. dun aradik kendisini, babasi bisiklet plani konusunda heyecanliydi. ne zaman alacaksin sordu. dogum gununde soyleyecegim ama merkur gerilemede oldugu icin Mart ortasi aliriz dedim.
Stu da artik bu huylarimi kabul etmis durumda galiba.

12.21.2012

sevgi zor olmamali

degisim insana zor geliyor, yapilmadan da ilerlemek mumkun degil.
sevgi alis verisi de kendimizi sevmeden akmiyor.
bu sureci atlatmak icin kendimizi sevmek ve degisimden korkmamak gerek zannedersem.
bu da kabullenmekle basliyor.

11.28.2012

iskender'in arkadaslari

iskender gibi bir kaplumbaga tanimiyorum. baska kaplumbagam olmadi zaten, ondan ismini iskender koymustum, tek ve guclu bir karaktere sahip olsun dedim. kaplumbagalarla olan bagimi anlatmam zor. 4 yasimda ilk bebe kaplumbagami denize biraktim, Karaci sahillerinde. o zamandan beri bu tatli yaratiklari ayri severim. Darwin'de flatback turtle dedikleri kaplumbagalar doguduklari yere gelip (bazen 30 sene sonra) ayni yerde yumurtalarini birakip gidiyorlarmis. her seferinde 70 tane yumurta, 70 tane bebe denize pitipiti kosuyorlar. bir sezonda her 2 haftada bir olan bir olay. bir tanesine sahit olmak mucizevi bir goruntuydu. yuzlerce insan, her yerde cocuk kayniyor ama herkes heyecanli ve nefesini tutuyor. her gruba bir minik verildi, yapmamiz gereken dogru yone yonlendirmek ve kus filan onu alip goturmemesi. izlerken ben agladim.

9.23.2012

hayat arkadasligi

hayatimizda bir cok hikayelerimize sahit olan ve bizimle birlikte bu yolculugu yapan arkadaslarimiz olmustur. benim oldu. bu hikayelerin yaratilisinda kucukken programlanmis kaliplarin icinde buyudugumuz icin bir cok hikayemiz tum potansiyelimizi yansitmamis olabilir. 4 yasimdayken ve bunu cok iyi hatirliyorum, babamin arkadasi bana buyuyunce ne olacaksin bakayim sormustu, ve ben evlenecegim demistim. bu soyledigim cok naif ve komik bir cevap olabilir ama bu programlanma o minik yasimda da beynimde gezinen bir dusunceymis. 30 yaslari guzel bir donem cunku dunyanin cok yalin bir yer olmadigini artik anladim, kendimi iyicene tanimis oldum, ve oldugum gibi olmaya sectigimde bunun bir mucadele olacagini biliyordum. ama bu mucadele icsel bir mucadele ve bunun icin inanc ve azim gerektiriyor. istedigimiz gibi yasamaya sectigimizde buna kolay kolay izin verilmeyecek, yargiyla karsi karsiya olacagiz ve boyle bir ortamda secimler zorlasacak. programdan degil yuregimizin dogru hislerine dogru adimlar atilacak. demek istedigim 30 yaslarimda evlilik bana gore olmadigina karar vermistim. arkadaslarim hayatim boyunca yanimdalardi, isimi seviyordum, annemle olan iliskim harikaydi, baska neye ihtiyacim vardi ki? iliski her kadin ve erkek ister ama etrafimizda super ornekler yoktu. surekli bir drama, bir kalp kirilmalar, bunu yapti onu dedi, centilmen olan adam yok gibiydi. bir kac sene once amerikali arkadasim kocasiyla istanbul'a tasindiginda bir iliski ve bir hayat arkadasi nasil olur onu 3 sene izleme firsati olunca o zaman bende derinden aynisindan istedim. ama bunu bile istemek bir mucadeleydi ve bir karar. karar su ki istedigim hayat arkadasi benim en iyi dostum ve laklak yapmaktan cekinmeyecegim, korku programlarim tetiklendiginde de paylasabilecegim bir insan olacakti. ve eger olmazsa kendi yolumda mutlu olmaya secmeye devam edecektim yalniz olsamda. evlilik bir sosyal etiket ve etiketlerden hoslanmam. ama bir iliskiye bir takim arkadasligi ve hayatimiz boyunca yolculugumuzu birlikte yapacak kalitede bir insan ariyorsak o zaman zaten kendi potansiyelinize gore yasiyorsaniz o kisi yolculugunuza katilir. asil test katilmak istedigi zaman siz izin verecekmisiniz.

8.20.2012

alismak, baglanmadan

yeni bir hayata alisma donemi kolay olmayacagini biliyordum ama bu kadar zor olacagini da tahmin etmiyordum. unutmusum...cekilen izdirap, baglanmanin getirdigi endiseler, hep unutuyorum. kendimi gelistirmek icin boyle bir yol neden sectigimin cevabini da biliyorum, alisik olmadigim seylerle mucadele etmeden yasamak benim en buyuk zorlugum oldugu icin kendimi birakmaya ogretmek icin yapiyorum. cunku her seferinde- pakistan'dan ayrilirken, amerika'dan ayrilirken,ankara'yi arkamda birakirken, ve bu sefer istanbul'a veda ederken- sifirdan yaratip birakmayi seviyorum, yep yeni bir heyecan, kendimi yeniden kesfetme firsati, ve yillar icinde neler degistigini yalin bir gozle bakabiliyorum. hic birseyi varsaymamayi ogreniyorum...yeniden. her degisiklikte is arama kosusturmasi...evet is bulmadan atiliyorum degisime. baya delice. ev duzenini kurmak, uykumu alabilmek, tutsuler yakip evimin kokusunu yerlestirmek, komsularla tanismak, mahallede yuruyup ne var ne yok nerden ne alabilirim, hangi duvara ne asilir, bunlarin hepsi zaten yerlesiyor ilk ay icinde. ama duygusal destegi veren aile ve arkadaslarim skype, tango, viber, whatsapp gibi seyler evet bir cok seyi kolaylastiriyor ama uzun suren alisma donemi burda. onlarin yoklugu. o kadar ozluyorum ki arkadaslarimi...geldigimden beri herkesle konustum, gordum agladim...yinede ozluyorum. o kadar cok baglanmisim yani. yoga'nin en buyuk dersi de baglanmadan yasamak. iyi ki tatli bir esim var, yoksa turkiye'ye ilk geldigim aylarda tam olarak 9 ay sadece egsersiz icin kostum, kitap okudum ve telefonda konustum. evet degismisim :) simdi yuzuyorum, farkli yemekler pisiriyorum, yoga dersleri veriyorum, ev projelerini tamamliyorum ve resim cekiyorum. eylul sonu yagmur sezonu baslayacak...8 ay. onun alisma sureci nasil olacak onu gorecegiz.

1.06.2012

kundalini dans ediyor

dun bombastik bir kundalini dersine gittim. bir kac aydir yogi arkadasim ozgur'le bu derslere katiliyordum. sivananda yoga'dan sonra kundalini yoga hocasi olmak isterim. insani oyle bir salliyor ki, gercekten varlik oldugumuzu ve insan kiyafeti giydigimizi fark ediyorum. ders sonrasi ve ertesi gun dusunmek yorumlamak uymak gibi otomatige bagladigim seyler birden yok oluyor ve beynimin koseleri bosaliyor! o bosalma hissi iste yasanmasi gerek, irem degil ruh ozgur bir sekilde lay lay lay dans ediyor.

11.18.2011

zeynep



dun sisli camii'de zeynep'e elveda dedik hep beraber. inanamiyorum, cok gencti, nasil olur boyle birsey...demek kolay, hatta aklima ilk gelen seyler. ama birini kaybetmek degil de o kisi hayatima en buyuk ne birakti sorusunu kendime hatirlatmaya calisyorum artik.

zeynep kendi ozel hayatini paylasmazdi ama hoslandigi insanlarla vakit gecirmeye severdi. geceleri disari cikmazdi ama biz hazirlanirken ve gozlerimizi boyarken onunki de boyanirdi. haftasonu brunchtan sonra biz dukkan sukkan gezerdik, zeynep eve gidip dinlenirdi. sevmedigi, istemedigi seyleri yapmazdi ama bizim yaptigimiza da tepkisel degildi. grubun dinamigini bozmaz, sessizce cekilir ve herkes devam eder. kendi aliskanliklarina sadikti ve yeni insanlarla tanismak, farkli birsey tatmak, gunun nereye gidecegini bilmeden macera yasamaktan da cekinmiyordu. istedigi sekilde yasadi ve kimseyi incitmeden ve yormadan. butun dunyayi dolasmis, aksam eve gelip onlarla "true blood"i seyrettigim oldu, sukiiii sukiii deyip sacmaladigimizi, youttube'da tarkan'in sarkisini dinlerken dans ettigimizi, en sevdigi puantiyeli esofman ustuyle bize gulerdi.

onu ozlememek mumkun degil. farkli bir zamanda, farkli bir yerde yine bulusmak uzere...

11.04.2011

birsey dogru oldugunda



aslinda hayatta ne yasiyorsak o anda onu yasamamiz gerekiyor tam benligimizle
ama ne yasamak istiyorsak onun secimi de bize ait
ve ne sectiysek o anda o an icinde bizim icin dogru olan an
ama ama mama maaami

yani hayatimizda aslinda hersey dogru eger o ani yasamaya varligimizla yasarsak
ve dogru oldugunu sakinligimizle yasadigimizda hersey akiyor
hic zorlamadan
yani o anda yargi yoksa, dusunce yoksa, bugun ne pisirecegim, isteki bilmem kim kiriciydi dusunceler falan yoksa, ve sadece icimizdeki o sakinligi hissedip atiyorum yemek yiyorsak, telefonda konusuyorsak, alisveris yapiyorsak, araba kullaniyorsak, o zaman dogru yoldayiz cunku dogru olan karmasik dramatik ve kafa karistirici olmaz. hersey tikirtikir birbirine girmeden islemeye basliyor.

8.26.2011

renkli bir yaz geciyor



degerlendiriyorum, yaz aylari geciyor, bu arada neler yaptim, nasil hissediyorum
ee fena degilim. yerimde duramadim...
datca ile yazi actim
sonra is icin patronla baya gormedigim yerleri gordum
bu yaz isler yogundu yavaslayamadi, arada bir yeni bir grup yeni bir sarkiya sariyordum, devam onu dinliyordum
bunu fark ettim bu yaz: uuuu seslerin oldugu, islikli olan sarkilari hemen hemen seviyorum
arkadasim evlendi, all the single ladies sarkisina katilacak olan kizlar azalmasin!
agustos'ta belcika ve luksemburgtaydim, fransizca ogrenme cabasinda bulundum ve cok beceremedim galiba. dil cok kompleks ise insanlari da kompleks, ogretmenimizi anlayana kadar gozlerim karardi
annemin sevgi cemberinde takildim biraz, sadece 4 gun
istanbul'a donmekten mutluyum ama
onumuzdeki aylarda yine cok gezme var, vitaminlerimi duzenli aliyorum

7.20.2011

amasya ve samsun

karadeniz'de cici yerler buralar. deniz kenarinda samsun, tatli irmakli bir amasya. sulu sehirleri cok seviyorum. yollardaki yesillik ve dramatik bulutlar buyuleyici.



7.18.2011

hiz

bir cok seyi kaciriyorum gibime geliyor. o kadar hizli yasiyorum ki. gun icinde isteki olaylar, is cikisi binlerce insanlar arasinda hayatimin akisini saglamak icin degisik yerlerde kapi kapi duraklamak- kuru temizlememi almak, arkadasimla corba icmek, terzime gidip kiyafetimin provasini yapmak, bina yoneticime ugramak...

yatagima girdigimde ah kitap okumam gerekiyor yoksa tempomu kaybederim diye isigi acip kitabima devam ediyorum. "Three Cups of Tea" bitirdim ve 1 hafta kitabi okurken bu kadar agladigimi hatirlamiyorm. "A Fraction of a Whole" kitabinda da ciddi bir sekilde de gulmustum. yaz aylari yavas gecer diye umuyordum ama oyle olmadi- cok yakin bir arkadasim Israil'e Ibranice ogrenmeye gitti, onunla spinning derslerine gidiyordum cok ozluyorum onu, is icin manyak gibi uctum her yere, bir arkadasim evleniyor, baska biri 30 yasina girdi, ben onumuzdeki 6 aylik suremi planliyorum, Peru seyahatim yaklasiyor, sacimin uzamasini istiyorum artik, kalbimin hizla heyecanla atmasini istiyorum filan ve atti gibi, kurabiye yapip evimin kokusunu degistiriyorum...dolu bir hayat ve kendime guvenden baska birsey yok. bi de bu yaz bir motora bineyim ruzgari hissedeyim istiyorum.

2.23.2011

cirque du soleil

bu aralar kulturel faaliyetlerimde bir artis var. uzak durmusum gibi geldi- opera, hindi zahra ve dun cirque du soleil. once haberler geldi gumrukte isiklar ve ayakkabilari takildigi icin londra ve paris'teki gosterileri gibi olmamis. sonra burcuyla konustum, cok eglenmis ve performans inanilmazdi dedi. haftaici ve yagmurlu istanbul'da beklenmedik bir sekilde cok rahat gittik. cansuyla heyecanliydik, yerlerimiz sahneden cok uzak degildi, goruntu mukemmel, icerdeki hava durumu normal ve yanimizda misir patlamasi. acayip sevdim renkli insanlari, muzigi, sahneyi, atlamak ziplamak istedim boyle. cansu'nun yaninda bir kac gazli teyze, benim yanimda 10 yasinda surekli konusan cocuklar. gaz olayi baya kotuydu, parfumler fisfisladik, huzurumuz biraz bozuldu. ama sahnedeki olaylar insan disiydi, tanrisal gucunu bariz bir sekilde agizim acik izledim. ondan da buyuleyiciydi. burda bir sir, bir perde yoktu. ordan ayrilmak kolay degildi. sahnedeki herkesle bir kahve filan icseydik, tanissaydik dedim icimden..

2.18.2011

donemsel izleme



iste PMS olunca bana boyle bi "oturayim iki saniye" oluyorum ama o iki saniye uzuyor. hindistan'da sivananda'nin kitaplarindan birinde kadinlar regle olurken, olmak uzereyken, icleri cok daha meditatif oluyormus. yani gorusumuz cok daha yalin ve gun icinde kendimizi kaybettigimiz anlar azaliyormus. regle zamanlarinda kendimizle bir oluyormusuz. erkeklerde bu olmuyormus. kendimizle yuzlesme anlari bu donemlerde daha kolay. ondan regle olmak bir nimet, bu donemlerde dramatik olabiliyorum ama yinede o sessizlik bana iyi geliyor.

1.17.2011

yeni yilin ilk haftalari

super girdim. bombastika. gecen hafta is yerinde gerginlik ve stresli gunler gecirdik ondan biraz yoruldum ama sonucta hersey yolunda. olmamasi icin bir neden yok! soguk ve kasvetli hava biraz daraltiyor ama mevsimler yasanmali, yollarda buz olmasin yeter diyorum. dun aksam cansu'nun kopegi cano ile tanistim. asik oldum. asik olmaya ozlemisim, olmazdim diye dusunuyordum...belki artik insan varliga asik olmak zor ama cano ayri. cok cok ayri. belki de kendime cok benzettigim icin mi bu kadar yakinlik hissettim?

bazi aklimda kalan anlar:
kucagimda cok rahatti (2005'te filan bir insanin kucagindaydim ve rahat bir yerdi, hic yadirgamadim)
yandan optu ve burnumdan (enteresan secenekler, bende sevdigim birinin burnundan operim)
tostunu sicak severmis
cayini soguk iciyor (sicakligi kaybolduktan sonrada soguk cayi icerim)
rahat bir koltukta uyumaktan hoslaniyor (bende)
ne kadar heyecanli olsa bile cok caktirmiyor (ben bunu yapmaya calisyorum, yolum var daha)
komplekssiz

http://www.youtube.com/watch?v=AgpOGLXVHKk&NR=1
ve son olarak alakasiz olabilir ama keith urban'nin parcasi ile kapatiyorum. bu sarki beni mutlu ediyor bu aralar.

12.20.2010

hair mafia yine yapti yapacaklarini

beyazlarimi gormuyormusum, gorduklerimi de gormemezlikten. kolaymis bunu yapmak. bunca sene kina kina kina diye bagiran biri olarak artik bu kelimeleri bagirmayacagim cunku boya hayatima girdi. dun.

ahmet senin iyiligin icin yasayan biri. hindistandan once soylemisti ve o zamandan beri de gitmek istiyordum. tam sacimin rengini tutturdu, yani 2 ay sonra sanki alttan farkli bir sac canavari cikiyor gibi olmayacak. boya bitti ve sordum baska yapilacak birsey var mi? bekle dedi, kesim gerekiyor dedi.

ve kesti. insan rahat birakildiginda gercekten guzel seyler uretebiliyor, bilginin kullanilmasi icin, faydasini gorebilmen icin guven tam olmali. herkes gitti geldi muhtesem oldu deyip durdular. banka topantilarina boyle gidebilecekmiyim sordum, gidersin dedi.

ben de tamam dedim.

12.13.2010

hayatim degismekte

degisim ne kadar huzursuzluk verse de degisim gelismek demektir benim icin. degisime acik oldukca da daha anlayisli, esnek ve pozitif oldugumu goruyorum. buna yol acan da beynime giren bilgiler ve dusundugum seyleri degistirmekte sakli. kendi kendime beyin banyosu yapiyorum evet. zihnim acik oldukca da goruyorum ki hayatima sokmak istedigim seylerin yelpazesi inanilmaz genismis ve perspektifim onceden darmis. kucuk adimlarla yavas yavas caktirmadan ama bilincli bir sekilde aliskanliklarimi degistirerek hayatima daha fazla guzellik ve imkan almaya hazirim.

oh be rahatladim. neden bu kadar kasmisim hayret.

11.09.2010

inancla

kendine inanmak demek- bence- yapmak istedigin herseyi 100% yasamak
pismanlik sifir
inancla bir adim atmak basarina dogru goturur
inanc bir sonraki ondan sonraki adimi attirir ve icindeki gucunu harekete sokar
inanc kendi dogrularini kendine kanitlar

ben kendime inaniyorum
ve kendine inanmak isteyen ve inanan insanlarin aralarinda olmak istiyorum
inancsiz bir hayat zor olur diye dusunuyorum (zaten zor ama zorlastirir)

10.28.2010

yagmur yagarken neler yapilir

en guzeli sevismek olur herhalde
sicak cikolata icilir
yoga yapilir
guzel bir yagmurluk, su gecirmez botlar giyip yuruyuse cikilir, park'ta filan
korku filmi seyredilir ve sonra dalga gecilir
corba icilir
bitkiler sulanmaz
temizlik yapilmaz
dans edilir
tutsu yakilir
isten erken cikilir
hamama gidilir
sokak kedilere mama verilir ve sevilir
gunluguye yazilir
kitap uzun uzun okunur
su damlalarin fotografi cekilir (baya zor)
taksiye binebilmek icin dua edilir
sokaktan hizlica gecen arabalara sovulur
bogaz seyredilir ama vapura binilmez
arkadaslarla planlar yapilir

10.27.2010

nerde kalirsam kalayim

hep kendim olmakla ugrasiyorum
ugras olmamali ama iste oyle oluyor
anlamayan yorumluyor yargiliyor
bende yapiyorum bazen kizinca filan
dinleyecek zamani olmayan dinlemiyor
ama
ama zamanlarina deger verenler yanindalar
degerlerini bilenler deger verdiklerine bir sekilde gosteriyorlar

patronuma tesekkur, tepem atinca korkuyor ama sormaktan cekinmiyor
yani korkmuyor aslinda
arkadaslarima gelince yeni yerleri ya onlarla kesfedecegim
ya da onlarin oldugu yere gidecegim
artik tek basima hayatimi surdurme zamani bitiyor

izole degildim, sadece paylasma hissi cok yogunlasti
nerde kalirsam kalayim