6.23.2010

genelde



genelde ask icin ben artik oyle bir sey yok diyorum. her sene asik oldum (4 yasimdan beri), 30'dan sonra biraz zor galiba.
genelde kahve icerken icimden decaf icseydim hiiiic demem demedim.
genelde aileme yakinim ama lojistik anlamda hep uzak olmaya sectim. oyle yani.
genelde olumle ilgili konusmaktan hoslanirim ama cok gozumun onunde olmadigi surece.
genelde arkadaslarim saglam olur.
genelde sevgililerim kapilari ilk ay acar sonra aldirmaz.
genelde yurtdisina gittigimde donerken bavulumda yeni olan nesne ya cikolatadir ya da minik bir kupe.
genelde biri hindistan dediginde susarim ve sevmemisse icimde citcit sesler cikaririm.
genelde cep telefonum pek calmaz, caldiginda da allah allah kim ariyor diye kendime sorarim.
genelde ruhsal terapilere 5 ayda bir giderim, temizlik diyerek iste vucudumun verdigi tepkileri hayranlikla izlerim.
genelde pilates'te hocayi icimde sovuyorum, nasil birini bu kadar acitabilir?? ve sonra harika bir gobek olur?
genelde yasamak istedigim sehirde bisikletle ise gitmek isterim.
genelde ne istedigimi bilirim mesela yoga dersi, sicak cikolata, tek raki, gunlugume yazmak, bahcemi sulamak, arkadaslarla park'ta yurumek, hindistan ve guney amerika'yi dolasmak. onun disinda ne istedigimi bilemeyebilirim.
genelde ilk once sinir olurum sonra sinirlenirim ama artik onuda hemen dile getirmiyorum ki bu cok iyi bir gelisme. sukurler olsun bisi ogrendik!
genelde yagmuru severim ama cama sanki biri surekli vuruyormus gibi olunca uyuyamiyorum.
genelde resimdeki yuz ifadesiyle dolasirim. ama cogu zaman baya gulerim (gulumseme degil).

6.16.2010

rome in perspective





all i did was look up in rome. a fantastic city on foot, on bicycle or on a vespa just like audrey hepburn in the "roman holiday". so glad there were fountains everywhere. makes a space refreshing and exciting. i decided that wherever i may live in the future i am going to have a fountain in a little garden with turtles swimming in it.

5.31.2010

shahbaz'in hayatima kattiklari

en sevdigin patronunu kaybettiginde insan neler hisseder onu mayis'in ilk haftasinda hissettim. IFC'den ulke yoneticisi izmir'de araba kazasinda kaybettik. ve kac haftadir aklimda. belki 5 kez filan tokalasmissizdir, bir is partisinde, bir restoranda, kanyon'da dukkanlari gezerken filan. hep ve hep efendi, sakin gulumsemesi, gozlerin icine bakip nasilsin derdi, ve senin kim oldugunu bilirdi. her hafta binlerce insanla tanisan tokalasan insan tanisitiklarini tanirdi.

onun olum haberi tango dersime gitmeden once aldim. eren'in buyuk patronuydu. telefonu kapadim ve agladim. kendi patronuma haber verdim. tangoya gittim ama ne yaptigimi pek hatirlayamiyorum. onun kaybi benim kendi hayatimda kaybedeceklerimi hatirlatti ilk olarak, sonra da var olanlarin kiymetini. sevdiklerine sevdigini soylemek, tesekkurlerini iletmek, ozur dilemeyi unutmamak, hepsi hayatimizda ne kadar onemli oldugunu ve bir insanin degerini yuzbinlerce sekilde iletebilmeyi hatirlatti.

5.24.2010

burning sage

each time i clean, i burn sage. the native americans knew something good and they were smart to have passed it along. it's a shamanistic tradition and it is a ritual that has become an integral part of my life. especially if i feel tired or rundown...

take a bowl or an ashtray, break up a few stalks of dried sage that you can get from an organic store or bazaar and burn it a bit. the smoke needs to be fanned starting from the main door of the house and trailed along in a clockwise direction as you walk from one room to another. corners like to get smoked out, they don't get much attention you see...

the other thing you need to give more attention to is yourself. i put the smoking sage between my feet and smoke myself out. cleans the aura. and then i take a power nap because the cleansed aura needs to get used to it being clean you know. and a nap can't hurt.

5.21.2010

candle gazing and revelations

i have been doing quite a bit of candle gazing with my yoga students. it's a cleansing technique but also one where things that you had not been aware of kind of get revealed to you. the more one does the exercise the more there is to process the information coming at you.

that's the kind of week i have been having.

5.07.2010

cok fazla seyler yasaniyor

haberimiz yok, gun icinde o kadar fazla yasamisiz ki...gunlugume bi yazmaya basliyorum, hissettiklerim bir kenara gorduklerim, konusttuklarim, paylastigim binlerce sey olmus. dun deepak chopra okurken agladim. ayurveda gurulari dermis ki senin hissettiklerin vucuduna ve evrenin enerjisine oyle bagli ki, etkilenmemesi imkansiz.

patron yok, ofiste tek olmama ragmen giden gelen cok oluyor. toplantim vardi biriyle. ilk defa tanisyorduk ve 5 dakika icinde masamin arkadasindaki fotograflarima bakip elestirmeye basladi- burayi kes, sunu karanlik yaparsan, bu olmamis, sunun focus yok. yani anlamadim. kimsiniz siz diye agzimdan cikmis. fotograf egitmeniymis is sonrasi. asilan fotolarima bakinca benim tarzim hic degil ve serginiz olsa gelmem dedi. sonra da dalistan bahsetti.

soktaydim. dusunuyorum da...sok oldugumda pek bi mulayim ve herseyi oldugu gibi kabul etme moda geciyorum. 5 saat sonra allahim ne oldu o 20 dakika icinde videoyu geri sariyorum.

herkesin sevgiye, saygiya ihtiyaci var. herkesin. asagidaki guvenlik bana uyanmadik daha galiba dediginde de mutlu oluyorum. ilgi sonucta.