11.04.2011

birsey dogru oldugunda



aslinda hayatta ne yasiyorsak o anda onu yasamamiz gerekiyor tam benligimizle
ama ne yasamak istiyorsak onun secimi de bize ait
ve ne sectiysek o anda o an icinde bizim icin dogru olan an
ama ama mama maaami

yani hayatimizda aslinda hersey dogru eger o ani yasamaya varligimizla yasarsak
ve dogru oldugunu sakinligimizle yasadigimizda hersey akiyor
hic zorlamadan
yani o anda yargi yoksa, dusunce yoksa, bugun ne pisirecegim, isteki bilmem kim kiriciydi dusunceler falan yoksa, ve sadece icimizdeki o sakinligi hissedip atiyorum yemek yiyorsak, telefonda konusuyorsak, alisveris yapiyorsak, araba kullaniyorsak, o zaman dogru yoldayiz cunku dogru olan karmasik dramatik ve kafa karistirici olmaz. hersey tikirtikir birbirine girmeden islemeye basliyor.

10.21.2011

australia: no dramas




this is a country where people say:
no worries
no dramas
g'day

loved every minute i was there.

9.09.2011

shifting in the desert





there's something that calls me when i am in the desert. my favorite desert is the sahara out in merzouga, morocco. i was able to spend some time in the liwa desert, a two hour ride from abu dhabi but it wasn't the same.

but sunrises and sunsets in deserts are. something in me shifts and i cease being irem or a friend or a person with an identity, it is liberating in a very quiet way. the chit chat in my head just brakes.

8.26.2011

renkli bir yaz geciyor



degerlendiriyorum, yaz aylari geciyor, bu arada neler yaptim, nasil hissediyorum
ee fena degilim. yerimde duramadim...
datca ile yazi actim
sonra is icin patronla baya gormedigim yerleri gordum
bu yaz isler yogundu yavaslayamadi, arada bir yeni bir grup yeni bir sarkiya sariyordum, devam onu dinliyordum
bunu fark ettim bu yaz: uuuu seslerin oldugu, islikli olan sarkilari hemen hemen seviyorum
arkadasim evlendi, all the single ladies sarkisina katilacak olan kizlar azalmasin!
agustos'ta belcika ve luksemburgtaydim, fransizca ogrenme cabasinda bulundum ve cok beceremedim galiba. dil cok kompleks ise insanlari da kompleks, ogretmenimizi anlayana kadar gozlerim karardi
annemin sevgi cemberinde takildim biraz, sadece 4 gun
istanbul'a donmekten mutluyum ama
onumuzdeki aylarda yine cok gezme var, vitaminlerimi duzenli aliyorum

7.20.2011

amasya ve samsun

karadeniz'de cici yerler buralar. deniz kenarinda samsun, tatli irmakli bir amasya. sulu sehirleri cok seviyorum. yollardaki yesillik ve dramatik bulutlar buyuleyici.



7.18.2011

hiz

bir cok seyi kaciriyorum gibime geliyor. o kadar hizli yasiyorum ki. gun icinde isteki olaylar, is cikisi binlerce insanlar arasinda hayatimin akisini saglamak icin degisik yerlerde kapi kapi duraklamak- kuru temizlememi almak, arkadasimla corba icmek, terzime gidip kiyafetimin provasini yapmak, bina yoneticime ugramak...

yatagima girdigimde ah kitap okumam gerekiyor yoksa tempomu kaybederim diye isigi acip kitabima devam ediyorum. "Three Cups of Tea" bitirdim ve 1 hafta kitabi okurken bu kadar agladigimi hatirlamiyorm. "A Fraction of a Whole" kitabinda da ciddi bir sekilde de gulmustum. yaz aylari yavas gecer diye umuyordum ama oyle olmadi- cok yakin bir arkadasim Israil'e Ibranice ogrenmeye gitti, onunla spinning derslerine gidiyordum cok ozluyorum onu, is icin manyak gibi uctum her yere, bir arkadasim evleniyor, baska biri 30 yasina girdi, ben onumuzdeki 6 aylik suremi planliyorum, Peru seyahatim yaklasiyor, sacimin uzamasini istiyorum artik, kalbimin hizla heyecanla atmasini istiyorum filan ve atti gibi, kurabiye yapip evimin kokusunu degistiriyorum...dolu bir hayat ve kendime guvenden baska birsey yok. bi de bu yaz bir motora bineyim ruzgari hissedeyim istiyorum.